İzleyiciler

10 Ocak 2020 Cuma

SU BÖREĞİ



HAYIRLI CUMALAR 

Su Böreği tarifimi beğenirsiniz inşaallah..

Çok nefis çok leziz bir börek oldu

https://youtu.be/ZRrIxbk5xhg

Herkese sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.

KABAK TATLISI YAPILIŞI



Merhabalar

Çok uzun bir aradan sonra Bloğumu ziyaret ediyorum. Herşey ne kadar değişmiş. Hiç bir şey bıraktığım gibi değil
herşey çok değişmiş.

İlk gözağrım bloğuma zaman ayıramadığım için ondan özür dileyerek tekrar çalışmalarıma başlıyorum. Olmadığım
zamanlarda neler yaşadığımı ara ara bloğumda paylaşacağım.

Bugün sizlere kabak tatlısı tarifini video paylaşımlı vereceğim.
https://youtu.be/fs1L9iVAD0U bu linke tıkladığınızda kabak tatlısı hazırlığını göreceksiniz. Biraz zahmetli amabence o zahmete değer.

https://youtu.be/Pae1aYrUKAA bu link tede kabağın pişmiş halini göreceksiniz şu anda bu kadar başarabiliyorum
inşaallah videoları direk burada paylaşabileceğim.

Allah a emanet olun

12 Haziran 2014 Perşembe

Kandil mesajı




Bu mübarek gecenin ülkemize,
İslam alemi ve tüm insanlığa huzur
Mutluluk ve hayırlar getirmesini
Yüce Rabbimden dilerim.

BERAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN......

18 Nisan 2013 Perşembe

Canım Annem ve Babam sizleri çok seviyorum.



“Hiçten Saadetler” başlıklı birkaç paragraflık yazı okumuştum. Kimim yazısı olduğunu, ne zaman okuduğumu ve yazının ayrıntılarını sormayın. Unuttum. Aklımda kalan şu: İnce belli bir bardaktan çay içerken çayın buharını seyretme mutluluğuna doyum olmaz. İşte böylesine saadetlere hiçten saadetler denir.

Eşimle hayatımız hiçten saadetlerle doludur. Bizim saadetimiz yazılacak saadet değil yaşanacak saadettir. Zor da olsa birkaç anımızı kaleme almıştım: Anılarda Kendimizi Görme adlı, bastıramadığım eserimde eşime de yer vermiştim.  Bir konuda da iddialı yazmıştım: Eşimle evlendiğimizden beri, hatta evlenmeden 3-4 sene öncesinden beri (53 yıldan beri) her gün oyun oynarız.  Eskiden birkaç oyun oynarken şimdilerde yalnız kâğıt oynayabiliyoruz. İşte bu konunun Gines Rekorlar kitabına girecek bir konu olduğu iddiasında bulunmuştum.

Hatırlanması bile insana huzur verecek güzel alışkanlıklarımız var. Bizim için gelenekleşmiş bu alışkanlıkları tutuk klavyemle tespit etmek olay değil; ama bir ucundan başlayalım:

Çalıştığım yıllarda, mesaiden sonra eve gelince önce yorgunluk kahvemizi veya çayımızı karşılıklı içerdik. Çayın yanında eşimin yaptığı kurabiyeler iyi giderdi. Eşim kurabiye, pasta özellikle sandviç yapmakta ustadır. Usta, zaman içinde çaktırmadan pastaları kesti. Bu son zamanlarda çay ve kahve de dokunuyor; ama…

Daha önce bir yazımda da anlatmıştım, çalıştığım bir özel okuldayken, şimdi rahmetli olan 80 yaşlarında bir delikanlı “ Masamda çiçek vazosu olmadan yemeğe oturmam.” demişti. Benim yanımda eşim olduktan sonra vazoya ihtiyaç duymam. 

Eşimle çay kahve sohbetlerimiz de anılmaya değer. Hayal merdivenimiz de uzun.Örneğin Van’ın Muradiye’sindeyken balkondan Van Gölü’nü görürdük. Bu manzara bizi Boğaz içine götürürdü. Her akşam Boğaziçi… Öyküler okuyarak şiir gibi kahvaltılar yapardık.
Bu yazıyı kaleme almamın nedeni böylesine hiçten saadetleri anlatmak değildi. Benim gurmeliğimi anlatacaktım. Daha doğrusu gurmelikten anlamadığımı…. İçtenlikle söylemek gerekirse gurmenin ne olduğunu sözlükten öğrendim.  

Nasıl başlasam? Eşim yemek yaparken bir kaşık yemekle yanıma gelir. Yemeğin tadına, tuzuna, yağına, baharatına; pişip pişmediğine bakmamı ister.  Her seferinde anlamadığımı söylememe rağmen bu alışkanlık devam ediyor. Bitmedi, yemek piştikten sonra çeyrek porsuyonu önüme kor.  Aldığım tat damak tadı mıdır gönül tadı mı ayırt edemem.  Bir hususu ekleyeyim, eşim bazen bu alışkanlığı aksatır. O zaman anlarım ki yemeğe biri gelecek.  O zaman daha tuzlu, daha baharatlı yapıyor da… çaktırmadan tuzu ve baharatı da azalttı bu günlerde.

Güzel alışkanlıklar ila nihaye devam edemiyor.  Cancağızım; “Artık yemek yapmayı öğren.” diyor bana. Sahi be, yetmişine kadar niçin öğrenemedim? Nasıl öğrenebilirdim? Annem, anneannem, eşim öyle güzel yemekler yapıyorlardı ki onların yanında benim yemeklerim? Açılmışken ekleyeyim büyük oğlum da Türkiye’nin sayılı ustalarından (Bakınız: Şifalı Yemek Tarifleri) İnsan kendi yaptığı yemekleri beğenir; ama ben, anne annemin, annemin, eşimin ve oğlumun yemeklerini tadan ben, kendi yemeklerimin lezzetine varamıyorum.  Tabii, anlayacağınız gibi bunun için değil yemek yapmamam. 

Eşimin ‘tamam’ dememesi için ‘devam’ etmesi için yemek yapmıyorum. Ancak eşime yardım ediyorum: Götür getir, aç kapat, yak söndür … işlerine bakıyorum.

Cancağızım, anlamlı anlamlı  “Artık yemek yapmayı öğren.” diyor.

Sabahattin Gencal, Başiskle - Kocaeli, 18. 04. 2013

13 Aralık 2012 Perşembe

Sakızlı tavuk göğsü


SAKIZLI TAVUK GÖĞSÜ
Malzemeler
200 gr. tereyağ
5 su bardağı süt
1 su bardağı nişasta
2 adet damla sakız
2 su bardağı toz şeker
2 su bardağı un
1 çay bardağı çekilmiş iç fındık

Yapılışı

Sütümüze önce erittiğimiz nişastamızı ekleyelim. Ardından şekerimizi, unumuzu ilave edip sürekli karıştırarak orta ateşte pişirmeye başlayalım. Sütümüz kaynamaya başladığında damla sakızlarımızı ekleyelim. Koyulaşana kadar karıştırmaya devam edelim. Koyulaştığında tereyağımızı ekleyelim Ve sürekli ister el ile ister blender yardımı iyice karıştıralım. Servis kablarına döküp soğuması için dolaba koyalım servis yaparken üzerine çekilmiş fındık serpip afiyetle yiyelim.

SAKIZLI TAVUK GÖĞSÜNÜN ŞİFASI

01. Anne sütünü artırır.
02. Kemik sağlığına fayda sağlar.
03. Enerji sağlar, kuvvet vericidir.
04. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına faydalıdır.